AKŞAM'ın dün manşetten verdiği '1500 yılın suyu çıktı' başlıklı haberi, araştırmacılar ve tarihçiler arasında yankı uyandırdı.
Profesörler, dünya kültür mirasının en önemli eserlerinden olan tarihi Ayasofya Müzesi'nin tazyikli suyla temizlenmesi, bunun sonucu oluşan rutubet ve birçok duvarın Horasan harcı yerine çimento ile onarılması gibi uygulamaları değerlendirdi. İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sait Başaran, tazyiki yüksek su ile tarihi eser yıkamanın yanlışlığına vurgu yaparken, Mimar Sinan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu, temizliğin uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğini söyledi.
TAZYİKLİ SUYLA TARİHİ ESER YIKANMAZ İSTANBUL Üniversitesi Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü'nden Prof. Dr. Sait Başaran, tarihi eserlerin tazyikli suyla temizlenmemesi gerektiğini belirtti. Başaran, 'Suyun tarihi eserlerde 3 atmosfer basıncını geçmeyecek şekilde kullanılması uygun olur. Ayrıca bir bilim kuruluna uygun olup olmadığı da danışılmalı. Kullanılan suyun miktarı duvarlardaki derzler arasındaki harçlara zarar verebilir. Suyun rutubet yapma özelliği var. Yoğuşma oluştuğunda eserdeki figürlere ve mozaiklere zarar verme ihtimali yüksektir' diye konuştu.
TEORİDE İYİYİZ AMA UYGULAMADA DEĞİL MİMAR Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu, tarihi eserlerin bakımı ve temizliği konusunu teorik ve uygulama olarak ikiye ayırdı. Çoruhlu, 'Türkiye'de aksayan taraf özellikle uygulama safhasıdır. Yani işi yapacak kişiler. Her eserin kendine özgü bir temizleme yöntemi vardır. Bazı eserleri kimyasal maddelerle, bazılarını suyla temizlersiniz. Ayasofya için, bu işlemlerin yapıldığı sırada işin başında mutlaka dalında uzman bir kişinin bulunması şart. Eserdeki rutubetin yıkamaktan mı yoksa doğal nedenlerden mi kaynaklandığını söylemek şimdilik mümkün değil' dedi.