2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’un en önemli simgelerinden birisi Ayasofya Müzesi oldu. 1935 yılından beri hizmet veren müzeyi 2010 yılında 3 300 000 kişi gezdi. MİHA, Ayasofya ile ilgili sorularını Ayasofya Müzesi Başkanı Doç. Dr. Ahmet Haluk Dursun’a yöneltti.
Ayasofya Müzesi’ni önemli kılan özellik nedir?
Ayasofya Müzesi, Türkiye’deki kültür turizmine bağlı İstanbul ayağının en önemli iki noktasından birisidir. Ayasofya ile birlikte önemli olan diğer nokta Topkapı Sarayı’dır. Ayasofya’nın Topkapı Sarayı’ndan ayrılan bir özelliği vardır. Bu özellik; Ayasofya’nın tek bir devletin, tek bir kültürün özelliğini taşımamasıdır. Ayasofya’da birçok medeniyet birleşmiştir. Burada Osmanlı’dan, Bizans’tan ve Roma öncesi Helenistik dönemden kalma eserleri görebiliyoruz. Üç dönemin ortak alanı olan Ayasofya Müzesi’nin bir Cumhuriyet dönemi müzesi olarak da karşımıza çıkması Ayasofya’yı çok farklı kılan bir özellik olarak ön plana çıkıyor.
Bu yıl Ayasofya Müzesi’ni kaç kişi ziyaret etti?
Ayasofya ile ilgili 2010 yılı verileri yeni düzenlendi. Bu veriler günlük- aylık-yıllık şeklinde düzenlenir. 2010 yılında Ayasofya’ya gelen kişi sayısı toplam 3 300 000. 2010 verilerini aylara göre incelersek en fazla ziyaretçinin geldiği ay Eylül, ortalama 333 000 kişidir. Eylül ayını 305 000 kişiyle Temmuz ayı takip ediyor. En düşük olduğu aya bakılacak olunursa 106.000 kişiyle Ocak ayı görünüyor. 2009 yılında ise en yüksek ziyaretçinin geldiği ay Ağustos. İkinci sırada Eylül ayı bulunuyor.
En başta ekonomik katkısı vardır. Yurt dışından gelen bir turistin ülkeye döviz bırakması Türk ekonomisi için önemlidir. Sadece ekonomik yönü yoktur. Ekonomik olduğu kadar diplomatik yönü de önemlidir. Ayasofya’ya gelen yabancı ülke temsilcileri müzenin kültürel zenginliğini görme fırsatı buluyor. Sadece görmekle kalmıyorlar, onlara Türk kültürünü anlatarak ülkenin tanıtımını da yapıyoruz. Müze ziyareti iki ülke arasındaki diplomatik işlerlerde olumlu hava yaratmasını da sağlıyor. Bu açıdan Ayasofya Müzesi’ne yapılan ziyaretler ayrı bir önem kazanıyor.
Ayasofya’da yapılmakta olan ve ileride yapılması planlanan tadilat çalışmaları nelerdir?
Ayasofya en son 1474. yaşını kutladı. Müze çok eski bir yapıya sahip ve düzenli olarak bakım ve kontrollerinin yapılması gerekiyor. Özellikle Türkiye’nin deprem kuşağı üstünde bulunması, kuzeyden poyraz, güneyden lodosa maruz kalması yıllar içinde önemli hasarlara neden oluyor. Eğer bu önlemler alınmazsa; mesela dış kısımdaki tahribat kubbeye zarar verecek. Zarar gören kubbe yağmur yağdığı zaman su akıtacak. Akan su iç kısımlara sızıp sıvaları dökecek ve mozaikler düşmeye başlayacak. Sonuç olarak zamanında önlem alınmazsa çok büyük tahribata maruz kalınır. Ayasofya’nın devamlılığı için restorasyon çalışmaları düzenli olarak yapılmakta. Ayasofya Müzesi’nde birçok restorasyon çalışmasını bitirdik. Türbelerin restorasyonu bitirilip açıldı, ana kubbe restorasyonu bitti, iskele kalktı, bütün kandillikler elden geçirildi ve eskisine uygun olarak yenilendi.
“Medyada tazyikli su ile yapılan müze temizliği tarihi yapıya zarar veriyor” şeklinde haberler çıktı. Çıkan haberlerle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Medyada yanlış ve eksik bilgi yüzünden çıkmış bir haberdir. Su temizlik için en doğal madde ve en doğru yöntemdir. Eğer kimyasal yöntemlerle temizlik yapılıyor olsaydı, o zaman asıl tahribat riskinden söz edilebilirdi. Dışarıya bakarsanız iki gündür yağmur yağıyor ve bu yağmur rüzgârla birleştiği zaman tazyikli su etkisi yaparak Ayasofya’yı dövüyor. Eğer bu mantıkla bakılacak olunursa yağmura da bir çare bulunmalı ki, biraz zor. Çünkü yedi tepeli İstanbul’un ilk tepesindeyiz. Bizim için önemli olan yanlış yöntemlerle kimyevi madde kullanmayarak Ayasofya’nın özgün halini korumak.
Müze Kart uygulamasına talep var mı? Kartın faydaların neler?
Müze Kart ile 2009 yılında 270 000, 2010 yılında 300 000 kişi Ayasofya’yı ziyaret etti. Bu da gösteriyor ki Müze Kart’a olan talep gün geçtikçe artıyor. Müze Kart’ın amacı; müze kültürünün geliştirilmesidir. Müze Kart, özellikle gençler açısından müze kültürünün, müze gezme geleneğinin oluşturulması açısından çok faydalıdır. Müze Kart’a sahip olmak için çok yüksek meblağlar ödemeniz gerekmiyor. Kart ücretleri öğrenciler için 10 TL, öğrenci olmayan için ise 20 TL’dir. Bu kartla Türkiye’deki Kültür Bakanlığı’na bağlı tüm müzeler gezilebilir. Müze Kart kişilere maddi olarak önemli imkân sağlıyor.
Son yıllarda Türkiye’de müze kültürünün gelişmesinin nedeni nedir?
Türkiye’de müze kültürünün gün geçtikçe artmasının temel sebebi deniz-güneş-kum turizminin yerini kültür turizmine bırakıyor olmasıdır. Türkiye geçmiş yıllara göre artık kültür turizmine sahil turizminden daha çok önem veriyor. Bu da Türkiye’deki müzelerin önem kazanmasını sağlıyor. Türkiye sahil turizminden sıyrılmaya başlaması, bulunduğu coğrafya açısından önemli, çünkü birçok medeniyeti içinde barındıran bu topraklarda kültür ön plana çıkmalıdır.