Bugünlerde ülkemizde bir hoşgörü iklimi yaşanmakta. Sümela’ya yüzlerce kilometreden gelip ayin düzenlediler. Amerikalı, Yunan, Gürcü ve Rus’lar yılda bir kez kutsal saydıkları 15 Ağustos günü bu ayinlerini düzenlemeye devam edecekler. 15 Ağustos bizim için, Fatih Sultan Mehmet tarafından Trabzon’un fethi ve Rum Pontus Devleti’nin sona erdiği tarihtir. Fakat Hıristiyanlar tarafından bugün “Meryem Ana’nın göğe alınması bayramı”dır. Elbette Hıristiyanların tek bayramı bu değil, keşke 15 Ağustosla çakışmayan bir bayramlarında bu etkinliğin izni verilseydi.
Keza Ermeniler de 19 Eylülde gelip Akdamar Kilisesinde ayinlerini düzenleyecek. Ayin 12 Eylül olarak ayarlanmıştı, ama malum referandumla çakışınca bir hafta sonraya atıldı. Peki, neden başka bir tarih değil de 12 Eylül? Ermeniler bu önemi şöyle açıklıyor: “Bizim her kilisemizin bir yortu günü vardır. Surp Haç yortusu, Eylül ayının ikinci Pazar günüdür. Bu gün değişemez, 2010 yılında Surp Haç Yortusu 12 Eylül Pazar günüdür. Eğer herhangi bir kilisede senede bir gün ayin yapılacaksa bu ayin o kilisenin yortu gününde yapılır. Surp Haç Kiliseleri için yortu günü Eylül ayının ikinci pazarıdır, ikinci haftası içinde herhangi bir gün değil.”
Musevi’yi Havrada, Hıristiyan’ı Kilisede, Müslüman’ı Camide görmek elbette kimseyi rahatsız etmez, etmemeli. Adeta genlerimize işleyen ve atalarımızın tüm dünyaya gösterdiği, İslam’ın en güzel prensiplerinden hoşgörüyü onların torunları olarak biz de kimseden esirgemeyiz. Yeter ki buraya gelirken kafalarında başka bir plan olmasın, ibadet etmek için gelsinler; başımızın üzerinde yerleri var. Ama! Geldik işin “ama”sına. Sümela ve Akdamar için yapılan bu düzenlemeler boynu bükük Ayasofya’m için de yapılsın. Yılda hiç olmazsa bir kez kutsal sayılan Kurban veya Ramazan Bayramı namazının kılınması herhalde Sümela ve Akdamar’a verilen izinden daha zor değildir. Ve bizim bayramlarımız onlarınkinden daha az değerli ve kutsal değildir. En azından biz böyle düşünüyoruz, Kültür Bakanı ne düşünür onu bilemeyiz. Ama önemli değil; açılırsa gidip Ayasofya’da kılarız bayram namazımızı, açılmazsa da Ayasofya’da kılıyormuş niyetiyle kılarız bu bayramda. Ayasofya boynu bükük, biz kalbimiz buruk bir sonraki bayramı bekleriz kavuşmak umuduyla…