Van'ın Akdamar adasındaki Ermeni kilisesinde zaman zaman yaşanan sıkıntılara rağmen Pazar günü tarihi bir ayin düzenlendi. Ayin için binlerce kişinin adaya geldiği belirtilirken Türkiye Ermeni Patrikliği Ruhani Meclis Başkanı ayine katılmayan diğer Ermeni kiliselerine eleştirilerde bulundu.
Buraya kadar her şey güzel.
Biz Türklerin ne kadar uzlaşmacı olduğu, ne kadar kişilerin en temel hakkı olan ibadet özgürlüğüne değer verdiğini bir kez daha ortaya koyması açısından güzel bir girişim.
Bir asır sonra böyle bir ayin, Akdamar’da düzenleniyor.
İnsanların en temel haklardan birinin de dinsel inançların baskı ve yasaksız yaşanması olduğunu buradan bir kez daha anlıyoruz. Ki bu manada ülkemiz sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlarımızın mensubu oldukları dini inançlarını ve o inançlara ait ibadet ritüellerini de özgürce yerine getirmelerinin savunucusu ve destekçisiyiz.
Tarih boyunca bu böyle olmuştu ve böyle olacaktır.
Yine ülkemizde yaşanan her türlü dini inanca ait ibadethane ve mabetlerinde cemaatinin ihtiyacına uygun olarak özgürce kullanılması ve gerekli ilgi ve alakanın da gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca toplumda sosyal barışın, huzur ve refahın kökleşmesi için de adalet duygusunun örselenmemesi gerekir.
Bugün 60. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve onun sabık Kültür Bakanı toplum vicdanını yaralayan bir uygulamaya daha imza atmışlardır. Ülkemizde yaşayan ve nüfus olarak da bindelik oranlarda olan Rum azınlığın dinsel bir mekanı olan Sümela Manastırı'nda 88 yıl sonra ayin yapılmasına izin vermiştir. 15 Ağustos 1461 tarihi Rum Pontus devletine Osmanlı İmparatorluğu tarafından son verildiği tarihtir. Trabzon'un fethedildiği ve Rum Pontus Devleti'ne son verildiği bir tarih olan 15 Ağustos 1461'in yıldönümünde böyle bir ayine izin verilmesini de çok manidar bulduğumuzu ifade etmek istiyoruz. AYASOFYA BİR GÜNLÜĞÜNE İBADETE AÇILSIN
Daha önce Van'daki Ermeni katliamlarının karargahlığını yapmış olan Akdamar Kilisesi cemaati olmamasına rağmen büyük bir özenle restore edilerek açılışı yapıldı. Arkasından bir de ayin düzenlendi. Şimdi de yine cemaati olmadığı halde zaten asıl işlevinin de Ortodoks din adamı yetiştirmek olan Sümela Manastırı'nın bir günlüğüne de olsa ibadete açılmasının niçin yapıldığını anlamak biraz zor. Bir yerlere şirin gözükmek ve bir yerlere yaltaklanmak adına yapılan bu icraatların millet vicdanını kanattığını ve bir gün yapılan bu işlerin karşılığının mutlaka çıkacağını herkesin bilmesi gerekir.
Fatih Sultan Mehmet Han tarafından İstanbul'un fethi ile birlikte camiye çevrilen Ayasofya'nın yüzde 98'i Müslüman olan ülkemizin vatandaşlarının özlemini gidermek adına önümüzdeki bir günlüğüne de olsa ibadete açılmasını istiyoruz. Bakalım, AKP Hükümeti ve onun sabık Kültür Bakanı'nın hoşgörü katsayısı böyle bir uygulamayı başlatabilecek mi? Bu istek ve arzu Ramazan Bayramı’nda ülkemizde yüksek sesle dile getirilmesine rağmen amacına ulaşmadı.
Bakalım ülkemizde nüfusu bindelik oranlara sahip Ortodokslara gösterilen hoşgörü ve inançlara saygı büyük Türk milletine gösterilebilecek mi?
Artık dünya değişmiştir biz de değişmeliyiz. Değişimin öncüsü olarak kabul ettiğimiz Atatürk yaşasaydı günümüz konjonktüründe Ayasofya'yı kapalı tutmazdı.