Ortada iki soru var. Bunlardan birisi şudur: Fatih’in mirası ve hatırası olan Ayasofya Camii ne zaman ibadete açılacak ve bizler de orada ne zaman ibadet edebileceğiz?
İkincisi: Katolik bir arkadaşım var, Kabe’ye gitmek istiyor ne zaman gidebilir yoksa hiç gidemez mi?
Cevabı aranan birinci soru benim gibilerin sorusudur. İkinci soru ise kozmopolitan Ertuğrul Özkök’ün sorusudur. Birinci soru, durdurulan İslam medeniyetini yeniden harekete geçirilmesinin anahtarını barındıran sorudur. İkincisi de, İslam’ın bizatihi değer olmaktan çıkarılması ve uydu haline getirilmesinin reçetesidir. Geçenlerde Ertuğrul Özkök, Kabe bağlamında iki makale yazdı. İlkinde Mustafa Sağ adlı bir yazardan iktibaslar yaparak gayri Müslimlerin neden Kabe’ye giremeyeceklerini gündeme getirmiş ve soru kipinde sorgulamıştı. Sonrasında ikinci yazısında ise Özkök aradığı cevabı Yeni Asya fıkıh köşesi yazarı Süleyman Kösmene’nin verdiği ve gönlünü serinlettiğini yazdı (16 Haziran 2011, Hürriyet gazetesi). Sonunda Süleyman Kösmene Ertuğrul Özkök’ün sadrına şifa olabilecek cevabı vermiş ve gönlünü yapmış. Ne gani gönüllü ama! Sanki kendi evi! Kabe’yi gayri Müslimlerin ziyaretine açmış veya açık kapı bırakmış. Belli ki çokları gibi Özkök’ün satırlarına misafir olabilmek için Kabe’nin anahtarlarını ona vermekten çekinmiyor. Pespayeliğin de bu kadarına pes doğrusu!
....................
Neden İslami kesimler Ayasofya’ya odaklanmazlar da aksine Kabe’nin gayri Müslimlere açılmasıyla bu kadar ilgilenirler? Üzerlerine vazife mi? Üzerlerine fetret tortuları mı çöktü yoksa kendilerini Deccal mı çarptı? Ama şu bir gerçek durdurulan İslam medeniyetinin hareket etmesi bir iki sembolik adıma bağlıdır. Bunlardan birisi kapatılan Ayasofya’nın açılmasıdır. Ayasofya açıldığında İslam medeniyeti yeniden harekete geçmiş demektir. Arnold Toynbee’nin tasnifinde Osmanlılar durdurulmuş (arrested) bir medeniyetti. Kemal Tahir, Yol Ayrımı’nda Lozan’da Osmanlı mirasının apar topar tasfiye edilmesine aynı düşünceyle karşı çıkıyordu. Gün gelecek, bu miras kendini dayatacaktı. Durdurulmuş Osmanlı medeniyetinin işaretleri Ayasofya’nın müze haline getirilmesi gibi adımlarda yatıyor. Ne zaman ki Ayasofya yeniden açılır bu Osmanlı medeniyetinin yeniden yürümesine ve ayağa kalkmasına işaret olur. Dolayısıyla önce Osmanlı’yı ve medeniyetini esaretten kurtarmak gerekiyor. Zaten Özkök’ün dostları Kabe istediklerinde ABD gibi ülkelerde var olan çakma ve sanal Kabe’lerle avunabilirler. Ayasofya’yı açamadan şimdi de Kabe’yi peş kes çekmek istiyoruz! Süleyman Kösmene kalem dostu Ertuğrul Özkök’e illa da iyilik yapmak istiyorsa ona kafadarlarının yaptığı ABD’deki Kabe maketlerinin adresini verebilir. Ayasofya şuuru olmayanın Kabe şuuru da olmaz.