Ayasofya’da ezan sesi varmış diye üzülen, telaşa düşen bir gazete veya bir gazeteciyi günlerdir anlamaya çalışıyoruz. Neden böyle yapıyorlar? Bu, “dinin siyasete alet edilmesi” falan gibi yanlış işlerden yola çıkılarak oluşturulan bir duyarlılık değil. Öyle olsaydı, aynı zihniyet, ilkokul kitaplarında dini bayramlarımızdan biri olarak gösterilen Paskalya Yortusu’na da bir iki laf etmek ihtiyacını duyardı.
Ayasofya bir semboldür. Türkiye’nin bağımsızlığına yönelik hain kuşatmada, sarıldığımız bir millî, dinî semboldür. Ekümenik patrik iddiası, Ermeni Patriği Kara Kin’in, Ermenistan’dan buraya getirtilerek, Mutafyan’a karşı bir güç oluşturma gayretleri için oluşturulmuş bir sembol! Eğer öyle olmasaydı Avrupa’da Ayasofya’nın kilise olması için başlatılan kampanyaları birer fantazya olarak kabul etmemiz lazım gelirdi.
Bu hareket, 19 Mayıs’ta Rum Poantus meselesinin şimdi hazırlanmakta olan Süryani meselesinin de bir parçasıdır. Ermeni Patrik Kara Kin, Ermeni soykırımı meselesinin kendi açılarından bitmiş olduğunu beyan etmişti. İstanbul’da gözlerimizin içine baka baka. Yanında da Bartholomeos vardı bunları söylerken. Şimdi iş Bizans Kilisesi’nin bütün ortodoksları içine alacak şekilde ihya edilmesi ve bir devlete dönüştürülmesi aşamasına gelmiştir onların hesabınca. Böyle bir durumda Türkiye, kendi toprakları içinde bulunan ve Fatih’in şahsi mülkü olan Ayasofya’nın korunması için hiçbir şey yapmayacak, öyle mi? Ezan okunup okunmadığını bilmiyoruz. Kimi okundu diyor, kimi okunmadı diyor. Kimi mescid, çalışanlar içindi diyor, kimi halk da buraya gelip namaz kılıyor, diyor.
Eğer ezan okunmadıysa, ezan okunmalıdır. Eğer Ayasofya’ya halk gidip namaz kılmıyorsa, kılmalıdır. Dedemizin malının hesabını Rumlara, Patriğe, onun yandaşlarına mı vereceğiz?
Bizim asıl içimizi yakan, sızlatan, içimizdekilerin yazıp söyledikleri! İhbar eder gibi bu ezan seslerini, sözde, haber vermeleri, sözde yetiştirmeleri! Türkiye’de mantar gibi açılan, tamir edilen kiliseleri, kilise evleri görmüyorlarmış, bilmiyorlarmış gibi, mübarek ezan seslerini suç işleniyor edasıyla sözde eleştirmeleri, duyurmaları!
Sizin, çıkarılmakta olan vakıflar yasasından haberiniz var mı? Vardır, vardır. Orda bir aziz ismi taşıyan mabetlerin dahi elimizden çıkacağına dair bir maddenin olduğunu da biliyor musunuz. Gidecek olan vatan toprağıdır, millî servettir, dinî bir mekândır, bunu da biliyor musunuz?
Bugün Çağlayan’da Saadet Partisi’nin düzenlediği ve saat: 14.00’te başlayacak olan İsrail’i tel’in mitingine koşunuz. Koşunuz ve orada, bütün işgalcilere ve işgal heveslilerine Filistin topraklarından çekilip gtimelerini haykırınız! Ayasofya’nın bizim olduğunu da haykırınız!
Ne günlere kaldık! Kendi malımızın bizim olduğunu göstermek için haykırmamız icabediyor.