Bugün hâlen müze olarak kullanılan Trabzon Ayasoyfa Merkez Câmi, Trabzon Rum İmparatorluğu krallarından 1. Manuel Kommenos tarafından (1238-1265) inşâ ettirilmiştir.
Mâbed, şehrin içinde olmadığından dolayı, esas kilise gibi muâmele görmemiş ve fethin hemen akâbinde câmi yapılmamış... Bir manastır [bizim tasavvuf kültürümüzdeki tekke ve zaviye karşılığı] olduğu anlaşılan Ayasofya, Trabzon’un 1461’de fethinden sonra bir müddet daha Rumlar’ın elinde kalmıştır.
Trabzon hakkındaki yayınlarda Ayasofya’nın câmi oluşunun tarihi değişik olarak verilmiş… Hatta 1660’a kadar çıkaranlar da olmuştur.
1648’de Trabzon’a gelen Evliyâ Çelebi’nin yazdığına göre, ‘Kefere asrında binâ olunan’ Ayasofya’yı Ali Bey adındaki bir vali, padişahtan izin aldıktan sonra 1538 yılında bir mahfil ve minber ilâvesiyle câmiye çevirmiştir.
1864-65 yıllarında Trabzon’u teftişe gelen Bursa’lı Rızâ Efendi’nin öncülüğünde câmide büyük ölçüde tâmirat yapılmış, açıkta olan duvar resimleri kapatılmıştır.
Cumhuriyet döneminde ise, 28.12.1944 tarihinde Ayasofya Câmii, ‘muvakkat bir zaman’ kaydıyla 48. Tümen Komutanlığı tarafından 30.4.1953 tarihine kadar tam 9 yıl işgal edilmiştir.
48. Tümen Komutanlığı’nın 30.41953 gün ve 336355 sayılı emirleri ile boşaltılarak mülk sahibi Vakıflar idaresine teslim edilmiştir. Tahliyesinden sonra Trabzon Valiliği’nden 6.51953 gün ve 11260/80 sayılı emirleri ile namaz kılınmak üzere mahallî ihtiyar heyetine teslim edilmiştir.
1959 yılında câmi ibâdete açık iken, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan izin aldığı bildirilen İngiliz Profesör David Winfieldtarafından restore edilmeye başlanmış Winfeld, câminin iç duvarlarındaki resimleri ortaya çıkarmış. Bunun üzerine de resimli bir mekânda namaz kılınamayacağından dolayı cemaat câmiden uzaklaştırılmıştır.
Bugün ise, nasıl ve niçin olduğu bilinmeyen bir şekilde, müze olarak kullanılmaktadır.
Öte yandan son Karadeniz bölge seyahatimizde (20.05.2010) görüşlerini aldığımız vatandaşlar, Ayasofya’nın tekrar câmi hâline getirilmesini beklediklerini belirterek, ‘Bu yapı atalarımızın kanlarına karşılık, câmiye çevrilmiştir. Biz Ayasofya’nın tekrar câmi hüviyetine kavuşmasını istiyoruz. Ayasofya’nın ibâdete açılmasında siyasî bir engel mi var? Ayasofya kanunen câmidir; ancak fiilen işgal altındadır. Trabzon Ayasofya Merkez Câmii idarî ve kanunî müstenidâttan mahrum, siyasî bir baskı ile zincirlenmek isteniyor’diyorlar.
Soruyoruz: Karadenizli vatandaşlarımızın görüşlerine katılmamak mümkün mü? Neden bu ve benzeri yerler halen ibadete kapalı, manevi imardan mahrum bırakılıyorlar?